Browsing articles in "unilever bizztrip"
Ara 30, 2011
admin

Unilever Bizztrip

Bugüne kadar bir çok şirketin tanıtım seminerine katıldım,bazılarını da gidip yerinde gezdim.Artık bu tarz aktivitelere doymuş hissediyordum kendimi. Ama Unilever, Bizztrip aktivitesi ile kendisini öğrenciye anlatma ve tanıtma aşamasında oldukça farklı konumlandırmış. 22-23-24 Aralık’ta geçirdiğimiz muhteşem 2 günü paylaşmak istedim sizlerle kısaca.

Ankara’dan otobüs kaldırıldı katılımcılar için. 5 saatlik bol muhabbetli bir yolculuğun ardından İstanbul’a ulaşmıştık. Otelimiz Moda’da bulunan Double Tree by Hilton’du. Otelin konumu,mimarisi,servisi ve manzarası müthişti. Odalarımıza çıkınca ayrı bir şok yaşamıştık,yataklarımızdan tarihi yarımadayı görebiliyorduk. Keyfimize diyecek yoktu kısacası:) Unilever bize verdiği değeri ilk dakikadan hissettirmeye başlamıştı bile.

23 Aralık sabahı 8′de başlayacak programa yetişmek için erkenden kalkıp Hilton’un müthiş kahvaltısıyla kendimize bir ziyafet çekip Unilever’in Ümraniye’de bulunan “Yeşil Ofisine” doğru yola çıktık. Yaklaşık 150 katılımcının kaynaşması için herkes 10′ar kişilik gruplara ayrılmıştı ve her grubun başında birer Management Traniee (MT) vardı. Kısaca tanılıp konferans salonuna geçtik. İK’nın sunumu başlamadan önce bugüne kadar ilk defa gördüğüm bir şey oldu. Binadaki güvenlik önlemlerini ve bizi bekleyen muhtemel tehlikeleri anlatmak için iş güvenliği uzmanı çıkıp bize gerkli bilgileri verdi. Her şirket çalışanlarımız bizim için önemlidir der ama somut adımlar bu konuda önemlidir. Unilever bu konuda başarılıydı. İK bizim için planladıkları 2 günü kısaca anlatıp sözü Unilever Türkiye ve 36 ülkeden sorumlu CEO’su İzzet Karaca’ya bıraktılar.İzzet Bey kendinden ve Unilever’den bahsetti. Unilever gibi bir devin 36 ülkeden sorumlu CEO’sunu dinlemenin heyecan verici olduğunu takdir edersiniz.

Kısa bir aradan sonra satış ve pazarlama departmanları yöneticileri bizlere Unilever’de satış ve pazarlamanın nasıl işlediği,değişen trendler ve tüketici beklentiler hakkında bilgiler verdi. Unilerver Food Solution ekibinin eğlenceli şovu eşliğinde öğle yemeklerimizi yiyip, diğer şirket yöneticileri ile 10′ar kişilik ekipler halinde 1′er saatlik 2 tane sohbet havasında görüşme yaptık. Onlar öğrencilik hayatlarını,iş hayatlarının nasıl geçtiğini,neler yaptıklarını, şirketin ne gibi fırsatlar sunduğunu anlattılar. Biz aklımıza takılanları sorduk. Konferanstan çok sohbet havasındaydı ortam,yani tam aradığımız gibi;)

Kahve molasından sonra staj ve MT başvuruları için bilgi almak için konferans salonunda tekrar toplandık. Kısa bir brifingten sonra İK’nın bize bir sürprizi vardı. 15 soruluk kısa bir quiz ve 1.’ye iPad2:) Kazanan ben olmasamda ODTÜ’lüye gitti iPad2:)

Her ne kadar yorulmuş olsak da,yetkililerin bizim için disco havasında süslediği yemekhanede yapılan partiye hayır demek imkansızdı, hem sınırsız içki varken:) Günün yorgunluğunu biraları yudumlerken unutmuştuk. Yılbaşı partisi yapılır da çekiliş olmaz mı? Ben yine elim boş kalsamda bir çok kişiye oldukça güzel hediyeler çıktı.

Güzel ama bir o kadar yorucu günün ardından otele döenme vaktimiz gelmişti ve ofisten ayrılıp otelimize döndük.

24 Aralık sabah yine erkenden kalkıp ziyafetimizi çekip yola düştük. Dünkü teorik bilgilerin ardından bugün sıra işi pratiğe dökmekti. Satış departmanı hakkında kısa hatırlatıcı bir bilginin ardından gruplara ayrılıp 3 marka için verilen case’i çözmeye başladık.1,5 saatin ardından da sunumlarımızı yapıp feedbacklerimizi aldık. Öğle yemeğimizin ardından case’te çözmeye çalıştığımız sorunları yerinde görmek için saha ziyaretine gittik.2 ulusal zincirdeki Unilever ürünlerinin raf konumlandırmalarını görme şansımız oldu. Bundan sonra alışveriş yaparken daha farklı bir gözle raflara bakacağım kesin:)

Dönüşte de sertifikalarımızı alıp vedalaşarak Ankara’ya geri dönüş için yola çıktık.

Özetlemek gerekirse:

-Unilever kendini bana daha iyi ve eğlenceli anlatamazdı diye düşünüyorum.

-1. gün o kadar teorik bilgiye rağmen beni sıkmadı çünkü samimiyetini oldukça başarılı bir şekilde hissettirdi.

-Şirketin sürekli vurdulağı çevre bilinci ve sürdürülebirlik havası ofiste de vardı. Beni en çok etkileyen şeylerden biriydi.

-Gerek yöneticilerin yakın ilgisi gerek hiç bir masraftan kaçınılmamış olması,şirketin bize ve çalışanlarına verdiği değeri açıkça ortaya koydu.

-FMCG’de çalışmak isteyen veya ilgi duyan 3. ve 4. sınıflar bir dahakine mutlaka başvurun derim!

http://www.unilever.com.tr/careers/

Muhteşem 2 gün için teşekkürler Unilever!