Hasankeyf’i kurtarmak
İngilizce dersi için aldığım essay konusu hidroelektrik santraller olunca, üstüne de National Geographic Nisan sayısında dosya konusunu “Su” yapınca içimden bu konuyu yazmak geldi
Dünyada 10 UNESCO kriterinin 9′unu karşılayabilen (sadece 5. maddeyi karşılayamamaktadır.) tek alan neresi bir tahmin edin bakalım. Aklınıza ilk gelecek olanlar dünyanın 7 harikasından bazıları veya onlara aday gösterilenlerdir. Bunlardan Mısır piramitleri 3′ünü, Çin Seddi 5′ini, Tac Mahal 1′ini, Amazon Koruma Bölgesi ise sadece 2′sini karşılayabilmektedir. Bu muheteşem yapılar, yerler bile bu kadarını karşılayabiliyorsa neresi bu 9 kriteri karşılayan yer diyorsunuz. Cennet memleketimizin, unutulan köşelerinde bir yer : HASANKEYF !
Tüm Türkiye bu güzide yerin adını Dicle Nehri üzerine yapılacak olan Ilısu barajı sonrası sular altında kalacak olması ile duydu, halbuki Hasankeyf 10.000 yıldır oradaydı. Belli ki, büyüklerimiz rahatsız olmuş 10.000 yıldır bir işe yaramamış bundan sonra da yaramaz mantığı ile hareket etmişler ki, Türkiye’nin kurulu hidroelektrik gücüne sadece %2 katkı yapabilmek için bu alanı yok etmeyi göze almışlar. Ancak 1954′te projelendirmesi başlayan baraj bugün hala gerek bölge halkının, gerek yerel ve uluslararası sivil toplum örgütlerinin göstermiş olduğu tepkilerden dolayı hayata geçirilememiştir. Bu projeye finansal olarak destek olacak kurumlarda gelecek tepkilerden çekinerek sürekli olarak projeden çekilmektedir.
Avrupa Parlemantosu Ilısı Barajı projesinin tüm aşamalarının durdurulması gerektiğini bildirirken, Türkiye’nin kültürel ve sosyal anlamda lokomotif kuruluşlarından Garanti Bankası ve Akbank proje için eksik kalan krediyi vermek için kolları sıvamış, ama doğal olarak bu konu medyaya çok fazla yansımamış. Bu konuya olan tepkimi ben Doğa Derneği vasıtasıyla bildirdim, sizleri de kayıtsız kalmamaya, tepkinizi dile getirmeye çağırıyorum. Örnek mektuba ve gönderilecek adrese buradan ulaşabilirsiniz. Hasankeyf hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz de Atlas dergisinin projesi olan Hasankeyf’e Sadakat Treni‘nin internet sitesi bunun için biçilmiş kaftan.
Peki biz birey olarak tepkinin dışında neler yapabiliriz diye bir düşündüm ilk aklıma gelenler şunlar oldu:
- Evlerde kullanılan floresan veya eski tip ampüllerin değiştirilmesi bile %2 lik enerji tasarrufuna yeter.
- Bilgisayar, televizyon gibi ürünleri standby konumunda bırakmayarak da bu enerjiyi karşılayabiliriz.
-Gereksiz yanan ışıkları söndürmek ise küçüklükten beri evebeynlerimizin söylediği ancak hala daha tam olarak yerine getirmediğimiz basit ama etkili bir yöntem.
Bildiğimiz ancak uygulamadığımız BASİT tasarruf yöntemlerini uygulayarak hem Hasankeyf’i kurtarmış hem de tasarruf etmiş olacağız.
(Tasarruf hakkında daha detaylı bilgi almak için Enerji Bakanlığı’nın enerji tasarrufu ile ilgili yazısı .)
Geç olmadan harekete geçmek lazım. O zaman, koridorun boşa yanan ışığını söndür ya da gidip odana tasarruflu ampül al, hem Hasankeyf’i kurtar hem de cebini sevindir
Bloglarım
ETİKETLER
KATEGORİLER
- adil oran (2)
- Etkinlikler (1)
- filmler (2)
- fırsatlar (2)
- Genel (27)
- hayat hikayeleri (3)
- kitaplar (1)
- öğütler (4)
- Özetler (3)
- rutinden kaçmak (5)
- seth godin (1)
- sözler (4)
- ted videolar (2)
- tepkiler (3)
- unilever bizztrip (1)
ARŞİVLER
- Aralık 2011 (8)
- Kasım 2011 (2)
- Ekim 2011 (10)
- Eylül 2011 (2)
- Nisan 2011 (2)
- Mart 2011 (1)
- Şubat 2011 (1)
- Ekim 2010 (2)
- Mayıs 2010 (5)
- Nisan 2010 (3)
- Mart 2010 (5)
- Ocak 2010 (2)
- Aralık 2009 (2)
- Kasım 2009 (4)
- Eylül 2009 (1)
- Nisan 2009 (1)





